Sesi ve Kişiliği ile Gelecek Vadeden Bir Yetenek: Ece Mumay

5 dakikada okuyabilirsiniz


Müzik çok şey demek bazıları için. Hele bizim gibi duyguları ile hareket eden ve onlara göre yaşayan bir toplum için. Derken, günlerden müzik dinleme günümdü. Sonuçta ben de amatör bir müzisyen sayılırım. Yaptığımdan çoğunu dinlerim. Kendimi yeterince reklam ettikten sonra konuya geçebilirim sanırım. Bugünkü yazının konusu yukarıda bahsettiğim müzik ile yaşayan ve duyguları yaşatan bir isimle karşılaştım: Ece Mumay. O henüz 19 yaşında. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı ikinci sınıf öğrencisi. İki çocuklu gazeteci bir ailenin en küçüğü. İlkokulu bir Amerikan kolejinde okuduktan sonra lise eğitimimin üç yılını İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nda, bir yılını da İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda tamamlamış. Klasik Gitar okuyor. İyi derecede İngilizce ve Almanca, orta derece İspanyolca konuşabiliyor. Şimdilerde “Vazdeç Gönül” ve “Belki Bir Gün” adlı şarkıları karşımıza ilk çıkan çalışmaları Takipçileri tanıyor ama ben dinleyince bu yeteneği daha fazla insan bilmeli diye düşündüm. Ve sorularımı yönelttim. Mumay ile müzik, sanat, sosyal medya ve aile gibi konular üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

(Fotoğraf: Sebati Karakurt)

Sohbete aile gibi kutsal bir kavramla başladık. Kendisi ailesi hakkında düşüncelerini “Bana sorarsanız bir bireyin yetişmesi ve gelişmesindeki en büyük etken ailesi ve yetiştiği ortamdır. Eğitimli bir aileden gelmenin artısını hayatımın her evresinde gördüm ve daha yolun başında olduğumu düşünürsek daha çok göreceğimden de eminim. Aile terbiyesinin bir insanın karakterinde büyük rol oynadığına inanırım. Annemden, babamdan ve abimden ev içinde görmüş olduğum saygı ise bugün sahip olduğum özgüvenin en büyük kaynağıdır. Demokrasinin hakim olduğu bir evde büyüdüm, yetişmeye devam ediyorum. Sahip olduğum başarının çoğunu bunlara borçluyum” diyerek özetledi.

Şarkı söylemek aşık olmak gibi. Güldürüyor, ağlatıyor
Yukarıdaki bu güzel cümle de Mumay’ın kendisine ait. Şarkı ve aşk bir cümlede bu kadar anlamlı geçerdi diye düşünüyorum. Mumay şarkı konusundaki ifadelerini şöyle sürdürüyor: “Kısacası her duyguya tercüman oluyor. Her hissin bir notada can bulması mucizevi bir şey. Şarkı söylemeye çok küçük yaşta başladım. Ciddi anlamda aynanın karşısına geçip deodorant şişesini mikrofon yapıp şarkı söylediğim zamanları hatırlarım. Hayatımda hep olağan bir şeydi, sadece biraz geç farkına vardım.”

Sahip olduğunuz ağaca ne kadar güzel bakarsanız meyvesi o kadar tatlı olur
Kendisini henüz yolun başında olarak görse bile sırf bu olgun tavrından dolayı sanatçı kabul edilebilecek olan Mumay ile sanat hakkında konuşmasak olmazdı. Bir keresinde bir cümle işitmiştim. Entelektüel sıradan bir kavramı karmaşık, sanatçı ise estetik olarak ifade edendir. Nitekim öyle oldu. Mumay “Bana soracak olursanız sanat, insanın içinden gelenleri gerçek dünyayla birleştirmesidir. Gerek bir çift sözle, gerek bir kaç fırça darbesiyle. Sanatta, özellikle daha vakıf olduğum branş olarak müzikte çalışmanın önemi çok ama çok büyüktür. Kendimizi geliştirmek için yapacağımız şeylerin en başında elbette çalışmak gelir. Ben yaptığımız işin eğitimini almamız gerektiğini savunan biriyim. Hayatımızın merkezine almamız şart değil elbet, ancak sahip olduğunuz ağaca ne kadar güzel bakarsanız meyvesi o kadar tatlı olur” şeklinde konuşuyor.

(Fotoğraf: Sebati Karakurt)

Eskiden YouTube’da bu iş çok modaydı şimdi ise Instagram’da
Şimdilerde yeni kimliğiniz medyada yansıttıklarınız oluyor. Özellikle sosyal medyada. Mu nedenle Ece Mumay ile medyayı da değerlendirdik. Sosyal medyaya özellikle Twitter ve Instagram’ı kullanmaktan keyif duyduğunu ifade eden Mumay, sosyal medya özelinde düşüncelerini “Öncelikle bizi destekleyenlerle doğrudan iletişime geçiriyorlar ve bu mükemmel bir olay. Sosyal medyanın tek anahtarı samimiyet. Doğru bir dille takipçilerimle gerek iş hayatımı, gerek özel yaşantımı paylaşıyorum ve bundan mutluluk duyuyorum. Sanki hayatımın her anında birlikteyiz gibi. Bağımlı mıyım? Bağımlılık demeyelim de, vakit geçirmekten mutluluk duyuyorum diyelim” diye özetledi. Mumay sosyal medya konusundaki ifadelerini ise şu şekilde sürdürdü: “Ben de internetten sesinin duyurmuş bir sanatçı adayıyım. Bu yöntemi kesinlikle destekliyorum. Son bir kaç senede internette müzik yapanların sayısının çok büyük artış gösterdiğinin ben de tabii ki farkındayım ve içlerinde çok başarılı bulduğum isimler var. Eskiden YouTube’da bu iş çok modaydı şimdi ise Instagram’da… Ben YouTube’da müzik yaparken, biz internetten müzik yapanların sayısı iki elin parmaklarını geçmiyordu, şimdi ise yüzlerce var.. Artık bu kulvarda yarışmadığım için tavsiye alınması gereken biri olduğumu düşünmüyorum. Ancak bu yöntemi şiddetle destekliyorum.”

Kendinize daima hedefler çizin ve o hedefler için gerekirse kendinizle bile savaşın
Mumay, sanatçı olmak üzerine de açıkçası bizi şaşırtan bir tutum sergiledi. Ancak ben buna olsa olsa alçakgönüllülük derim. “Şarkıcı olmak isteyen ve bu uğurda emek harcayan genç müzisyenlere başarılı olmuş bir sanatçı olarak ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?” diye bir soru yönelttiğimde Mumay’ın yanıtı şu şekilde oldu: “Henüz okulumu bitirmediğim ve bu piyasada çok yeni olduğum için kendimi ‘sanatçı’ olarak değil de ‘sanatçı adayı’ olarak tanımlamayı tercih ederim. Büyüklerimizin tavsiyeleri yanında benimkiler bir hiç kalır elbet bu işe başladığımdan beri yüreğimde taşıdığım bir şeyi sizlerle paylaşmak isterim. Kendinize olan inancınızı asla ama asla kaybetmeyin. Kendinize daima hedefler çizin ve o hedefler için gerekirse kendinizle bile savaşın. Dozunda hırs beni her zaman başarıya götürdü.”

Ne yaptığınızı bilerek oynarsanız, başarılı olamayacağınız hiçbir kulvar yok
Ülkemizde müzik yapmanın koşullarını değerlendiren Ece Mumay, bu konudaki düşüncelerini “Türkiye’de müziğe ve sanata gerekli ölçüde değer verildiğini söylemek maalesef yanlış olur elbet. Ancak ülkemde mesleğimi yapmaktan her zaman çok hoşlandım. Türkçe müzik yapmaktan çok büyük keyif alıyorum. Bunun yanı sıra bildiğim dillerden ötürü yabancı müzik de yapıyorum elbet ancak Türkçe müziğin tadını vermiyor hiçbiri. Şu an Türkiye’de sanat alanında sesini duyurmak internet eskiye nazaran çok daha kolay. Ancak piyasada tutunmak ve kalıcı olmak eskisinden çok daha zor. Eskiden olduğundan çok daha fazla şarkıcılar ve sanatçılar var. Ancak ne yaptığınızı bilerek oynarsanız, başarılı olamayacağınız hiçbir kulvar yok” şeklinde aktardı.

Sıla, her zaman ruhuma hitap eden bir sanatçı olmuştur
Kendisine örnek aldığı yerli ve yabancı müzisyenleri de sordum. Türk şarkıcılardan kendisine ezelden beri örnek aldığı tek isim Sıla olduğunu ifade eden Mumay, “Bunun yanı sıra Sezen Aksu, Yıldız Tilbe ve Kibariye gibi duayenler tabii ki bu camiada bulunan herkesin benim gibi hayran olduğu isimler. Ancak Sıla, her zaman ruhuma hitap eden bir sanatçı olmuştur. Yabancı isimlerden ise Assala Nasri ve Mariah Carey’i çok beğenirim. Teknik olarak aşık olduğum isimlerdir” şeklinde konuştu.
Son olarak kendisine sevenlere yönelik duygularını ifade etmesini istedim. Mumay, bu ricamı da samimiyetle yanıtladı. “Onlara hayatımın her anında bana büyük destek verdikleri için sonsuz teşekkür etmek istiyorum. Ne olduysa onlar sayesinde oldu. Ben de onların her anlarında onların yanında olacakları şarkılar ürettiğim için çok mutluyum. Herkese tekrardan çok teşekkür etmek istiyorum.”. Ben de duygu ve düşüncelerini açık yüreklilikle ifade ettiği için hem sizler hem de netrojen.com adına teşekkür ediyorum.

Paylaş:

Yorum Yap

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
5
Komik
Muhteşem Muhteşem
17
Muhteşem
Acıklı Acıklı
1
Acıklı
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Korkunç Korkunç
3
Korkunç
Şoke Şoke
5
Şoke
inci memed

Alışverişi pazardan yapan, çayını hazla yudumlayan, dosta ve dostane muhabbete bayılan, hayvanları doğanın gerçek sahipleri olarak gören, efkarlandığında ağlayan, sevdiğinde yüreğini koyan, biraz kibar ama bir o kadar da sert olan, mimariyi, şiiri ve müziği merkeze koyan, mücadele ve azmi yaşamın kaderi gören senden, benden ve biraz da halktan bir kişilik..