Ramazan’ın En Tatlı Halleri

4 min


Ramazan’a sayılı günler kala, her sene yaşamaya alışık olduğumuz birbirinden tanıdık durumlar da kapıda bizleri bekliyor. Yeni nesle “Nerede o eski Ramazanlar” deme fırsatı vermeden her Ramazan’da yaşadığımız ve artık birer klasik haline gelen Ramazan’a özgü durumları derledik. Bunları yaşamaya hazır mısınız?

1. Pastırma ve Hurma Temalı Haberler

Eline mikrofonu alan muhabir ablamızın çarşı, pazar gezerek pastırma ve hurma fiyatlarını öğrenmesi, Ramazan’daki haber bültenlerinin şanındandır. Bu ablamız önce satıcılarla konuşur. Önümüze çeşitli fiyat seçenekleri sunar. Sonra da alışveriş halindeki halka “Bu Ramazan pastırma ya da hurma fiyatları yine cep yakıyor, ne diyorsunuz?” şeklinde sorular sorarak kutsal iktisadi görevini yerine getirir. Bu son derece gerekli haberi izleyen insanlardan kaç tanesinin “Hmm haberlerde böyle gördüm, o halde şu pastırmayı ya da hurmayı seçmeliyim” diyerek alışverişini yönlendirdiği ise merak konusudur.

2. “Biz de Çay İçiyoruz, Orada Okunmadı mı Daha Ya”

Ülkemizin coğrafi konumunu kendi kişisel çıkarlarına kullanan ve bundan zevk alan eş, dost, tanıdığınız yoksa Ramazan’a Ramazan diyemezsiniz. Bu kişi genelde ezanın daha önce okunduğu illerden birinde yaşar. Orucunu açar, karnını doyurur ve sıra henüz orucunu açmamış bir tanıdığını arayıp “Biz de orucu açtık, çay içiyoruz” demeye gelir. Orucunu henüz açmamış kişinin aklından geçen “Zıkkımın kökünü ye” cümlesi ise diline “Afiyet olsun, Allah kabul etsin” şeklinde yansır.

3. Pide Kuyruğundaki Gergin Bekleyiş

Fırınların önünde oluşan pide kuyruğuna giriş vakti derin matematik hesaplamaları gerektirir. Öyle ki; kuyruğa ne pideyi ezan okunana kadar soğutacak derecede erken girilmelidir ne de ezanı kaçıracak kadar geç. Artık orucun son dakikalarını yaşayan ve sinirleri bozulmuş insanlara sıranın önündeki kişilerin yaptığı her şey batmaya başlar. Fırına pide dışında bir şey almak için giriyorsanız bile kuyruktaki kitleye duyurmak ve tepki çekmemek için “Ben de bir ekmek alayım” şeklinde sesli sesli düşünürsünüz. “Hooop birader sıra bu taraftan” ya da “Neyse oruçlu oruçlu konuşmayacağım hiç” gibi cümleler de pide kuyruğunda duymaya alışık olduğumuz diğer örneklerdir.

4. Sahur Vaktinde Bütünleştiğimiz Damacana

Sahurda karnımızı doyurduktan sonra yaptığımız en saçma hareketlerden biri de önümüze Akdeniz’i koysalar içip bitirebilecek potansiyelde olduğumuz su içme halimizdir. Ezanın okunmasına son 1 saniye kalana kadar o bardak elimizden düşmez. Kendimizi deve zannedercesine, içtiğimiz su gün boyunca vücudumuzda kalacakmış gibi litreleri deviririz. Hangi psikolojiyle yaptığımızı çözemediğimiz bu hareket biyolojik gerekliliklerimizle son bulur. En sonunda kurduğumuz “Ay ne zaman çıkacaksın, çok sıkıştım” cümleleri bizler için çok tanıdıktır.

4. İftarda ve Sahurda Hafif Şeyler Yememizi Öneren Gıda Uzmanları

Özellikle de akşam haberlerine konuk olan gıda uzmanlarımız, sıcak yaz günlerinde hangi yiyeceklerden kaçınmamız gerektiğini anlatır. Uzmanımız konuşurken arka planda bir tek kuş sütünün eksik olduğu ziyafet sofralarının gösterilmesi de ayrı bir saçmalıktır. Gıda uzmanlarının bir diğer uğrak noktası, gündüz kuşağındaki kadın programlarıdır. Programın izleyicilerinin anlatılanları çok değil sadece 1 sene önce duymuş olmalarına rağmen hayatlarında ilk kez duymuş gibi dinlemeleri ve “Bundan sonra hep böyle besleneceğim” temalı tavırları enteresandır.

5. “Tükürüğümü Yuttum, Orucum Bozulur mu?”

Ramazan’ın en sık rastlanılan soru kalıbı “orucum bozulur mu?” şeklinde kurulanıdır. Şu cümlenin başına neler getirilmez ki! “Şekersiz sakız çiğnesem orucum bozulur mu?” sorusundan, “Rüyamda su içtim, orucum bozulur mu?” sorusuna kadar aklınıza gelebilecek ne kadar şey varsa hepsi orucu bozup bozmadığı konusunda hocalara sorulur. Aynı soruların her sene sorulması ve her sene yeniden cevaplanması ise “Din kuralları yıldan yıla değişiyor mu?” ya da “Bu soruyu soran kişi bir önceki Ramazan’ı acaba Mars’ta mı geçirdi” sorularını akıllara getirir.

6. Banka Kredisini Bile Ramazan’a Bağlamaya Çalışan Reklamlar

Ramazan ayındaysak izlediğimiz reklamlarda en alakasız ürünün bile bizlere “X ürünü ile Ramazanlar bir başka” tadında sunulduğunu görürüz. Bunların çoğunu kola, çorba, yoğurt gibi gıda ürünleri oluşturur. Kurulan görkemli iftar sofralarında yaşlısından çocuğuna herkes enteresan bir keyif içindedir. Gıda ürünlerinin Ramazan’a bağlanarak sunulmaya çalışılmasını bir parça anlasak bile, banka kredisi ya da araç lastiği reklamlarının niçin Ramazan’a bağlanarak sunulduğunu anlamak cidden zordur.

7. Ezan Okuyan Ünlüler

Ramazanımızın olmazsa olmaz unsurlarından birisi de ezan okuyan ünlülerimizdir. Bu ünlülerimiz iftar ya da sahur programına katılırlar. Söylenen ilahilerin ardından sıra ezan okumaya gelir. Eskiden Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses gibi isimlerin okuduğu ezanlar günümüzde en çok Mustafa Ceceli tarafından okunmaktadır.


Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
13
Komik
Muhteşem Muhteşem
16
Muhteşem
Acıklı Acıklı
2
Acıklı
Kızgın Kızgın
3
Kızgın
Korkunç Korkunç
2
Korkunç
Şoke Şoke
7
Şoke
Tugce Aycin