LYS’ye Girenlerin Dejavu Edasıyla Tekrar Tekrar Yaşadığı 10 Absürt Durum

5 min


Bazılarının “Tamam artık, daha çalışmayacağım” kararını verdiği, bazılarının ise okulun kapısına kadar elinde kitapla gitmeyi planladığı son düzlüğe girmiş bulunmaktayız. Çözülen testler, girilen deneme sınavları, hesaplanan netler derken, yeni bir LYS kabusunun daha tepemize çökmesine saatler kaldı. Sınavda karşımıza hangi sorular çıkacak bilinmez ama sınav gününde bizleri neler bekliyor, bunu tahmin edebiliyoruz. Sınav günlerinde mutlaka yaşadığımız ve artık birer klişe haline gelen durumları sizler için derledik.

1- Ailemiz Tarafından Askere Gidiyormuşçasına Evden Uğurlanmak

ÖSYM sınavlarına dair ilk tecrübelerimizi yaşıyorsak, bu durumla karşılaşma ihtimalimiz çok yüksek. Özellikle de anne ve büyük annelerin ettiği dualar, “Yahu son yolculuğuma uğurlamıyorsunuz, bu kadar hatim indirmenize gerek yok” dedirtecek cinstendir. Yaratılan kutsal seremoni ortamıysa bazı zamanlarda okunmuş pirinçle desteklenebilir.

2- Okul Binasını Ararken Yaşanan Çile

ÖSYM bize “Sınava gireceğiniz binayı önceden gidip görün” şeklinde uyarı yapıyor olsa da bu uyarıyı pek dikkate aldığımız söylenemez. Bu bazen “Ya tamam ben orayı biliyorum” diyerek ne kadar da navigasyonvari özelliklere sahip olduğunu vurgulayan yakınımızdan, bazense bizzat bizim tembelliğimizden kaynaklanır. Sonuç olarak sokaktaki simitçiye ya da temizlik görevlisine “Kardeş şu okul tam olarak nerede?” sorusunu sormamız kaçınılmazdır.

3- Sınava Tek Başına Gidenlerin Yaşadığı “Saplık” Hissiyatı

Evet, bu durumu karşılayan kelime tam olarak budur. Cep telefonu olmadan sokağa çıkmış olmanın verdiği iç burukluğu yetmezmiş gibi kolumuzda bir saatimiz bile yoktur. Okul binasına gidene kadar “Acaba gecikiyor muyum?” tedirginliğini yaşarız. Sınava ailecek gelenleri görmemizle üzerimize gereksiz bir Küçük Emrah hüznü çöker. Zira bir adet sınav giriş belgesi, bir adet kimlik, bir şişe su ve bir de canımızdan başka hiçbir şeyimiz yoktur.

4- Sınav Binasının Kapısında Yakınımızla Yaşadığımız Vedalaşma Sahnesi

Bu sahneler bazen öyle boyutlara gelir ki; bizden önce olsa olsa Zeki Müren’le Belgin Doruk böylesine duygu yüklü bir veda sahnesi gerçekleştirmiştir. Uzun uzun sarılmalar, hüzün dolu bakışlar, son kez el ele tutuşmalar, dışarıdan bakanlarda “Herhalde savaşa gidiyor” düşüncesini uyandırır. Tek başına gidenin saplığı ise bu kısımlarda had safhaya çıkar.

5- Kapıdaki Otorite: Güvenlik Görevlisi

Sıraya girip, aranma vaktinin bize gelmesini beklerken, sınava getirilmemesi gereken eşya ile gelen birilerine mutlaka şahit oluruz. Burada kolyesini çıkarandan, cebindeki çakmağı ya da bozuk parayı koyacak yer arayanına kadar çeşit çeşit insan görürüz. Aranma vakti bize geldiğinde yaşama ihtimalimizin olduğu 2 durum vardır: Bunlardan ilki normal bir güvenlik görevlisine denk gelmek ve olması gereken aramaya tabi tutulup içeri girmektir. 2. ihtimal ise güvenlik görevlimizin kendini Kapıkule Sınırında sınır bekçisi zannetmesi ve bizi arama bahanesiyle ayak üstü dövüp öyle içeri almasıdır.

6- “Ben Sınavımı Ayakta Olmak İstiyorum” Dedirten Sıra İle İlk Buluşma

Bu durum maça 1-0 yenik başlamak gibi bir şeydir. Üniversiteye gitme çağına gelmiş, fiziki gelişiminin en üst seviyesinde olan kişileri, minik Berke’nin sırasına oturtmak akıl karı mıdır emin değiliz. Bu sıra bazen sallanır, bazen gıcırdar, bazen amfideyizdir ama önümüzdeki alana sınav kitapçığının anca yarısı sığıyordur. Sınava rahat koşullarda girmek büyük bir lükstür.

7- Yerinden Çıkmamaya Ant İçmiş Karekod

Karekodların toplanacağının söylenmesiyle sınav öncesi bir ön stres yaşarız. Bazılarımız gözetmenden önce kendisi çıkarsın diye öylesine bir hırs yapar ki; karşıdan bakan yeni bir kanun sanatçısının doğuşuna tanıklık eder adeta. Karekodumuzu yırtmadan çıkarıp gözetmene teslim etmişsek büyük bir iş başarmışızdır yine de.

8- Sınava 1 Dakika Kala Kontrol Edilmesi İstenen Kitapçık

“Arkadaşlar hızlıca bir sayfaları kontrol edelim” cümlesiyle yönlendirilip, sayfalarda eksik var mı diye denetleme yaparız. Sınava 1 dakika kala fark ettiğimiz eksikliğin bize nasıl bir hayrı olacaktır emin olamasak da kontrol esnasında soruları uzun uzun okuyanların “Lütfen soruları okumayalım” uyarısıyla aniden irkilmelerini görmek yine de komiktir.

9- Kapıda Bizi Bekleyen Büyük Kitle

Sınavdan çıktıktan sonra okul bahçesinin dışında bizi büyük bir kitlenin beklediğini görürüz. Bütün gözler üzerimizdedir. Kapıya halkını selamlamaya giden şövalye edasıyla yaklaşsak da bahçenin dışına çıkınca aniden halka karışır ve yakınlarımız nerede diye bakınırız. Sınava tek başına gelen mi? O çoktan evinin yolunu tutmuştur.

10- “Nasıl Geçti?”

Bir sınava girdiysek ve bize bu soru sorulmamışsa “Hangi gezegendeyim acaba?” diye bir kontrol etmekte fayda vardır. En yakın arkadaştan, üst komşuya, telefon açıp soran akrabadan, hocalara kadar herkes bu soruyu sormakla yükümlüdür. Sorunun muhtemel cevapları ise bellidir: “İyiydi ya yaptım çoğunu” denilebileceği gibi “Bu sene soruları TÜBİTAK hazırlamış” cümlesi de kullanıma her zaman elverişlidir.

 

Uzaktan Eğitim, Yan Gel de Yat Sistemi mi? Para Tuzağı mı? Sorunun cevabı aşağıdaki videoda.

 

Paylaş:

One Comment

Comments are closed.

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
24
Komik
Muhteşem Muhteşem
16
Muhteşem
Acıklı Acıklı
13
Acıklı
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Korkunç Korkunç
1
Korkunç
Şoke Şoke
14
Şoke
Tugce Aycin