Kahveyi Teoreme Dönüştüren Dahi: Paul Erdös

4 dakikada okuyabilirsiniz


erdos2.gif

Dört yaşında dört basamaklı sayıları zihninden çarpabilen ve eve gelen misafirlere kaç yılında doğduğunu sorup, “kaç saniyedir yaşıyorsun biliyor musun?” sorusunu yöneltip  yanıtını anında veren, 7 yaşında “parabol” kavramını ifade edebilen, 10 yaşında “türev” ve “integral” konularını yorumlayabilen bir matematik dehası. Ömrünün son 20 yılını günde 19 saat çalışarak geçiren, ne bir evi, ne bir eşi, ne de bir hobisi bulunan, 27 yaşından sonra hiç roman okumayan ve 30 yıl boyunca bir kez bile sinemaya gitmeyen bir garip dahi, Paul Erdös.

“Sayılara Aşığım ve Onlara Hep Güveniyorum”

Anne ve babası birer matematikçi olan Paul Erdös, 26 Mart 1913’te Budapeşte’de dünyaya gelir. İki kız kardeşinin kızıl hastalığı yüzünden ölmesiyle, ebeveynlerinin ilgisinin Paul üzerine yoğunlaşır. Kendisi, henüz bir buçuk yaşında iken babasının Ruslara esir düşmesi ve Sibirya kamplarına sürülmesi sebebiyle Paul’un eğitiminde annesinin etkin olmasını sağlar. Annesi ilkokulları “bulaşıcı hastalıkların kaynağı” olarak gördüğü için Paul’u ilkokula göndermez ve eğitimini evde, kendisi üstlenir. Bu Paul’un çok küçük yaşlarda annesinin kitaplarından ileri düzeyde matematik öğrenmesini sağlar. Öyle ki yıllar sonra verdiği röportajda “Sayılara aşığım ve onlara hep güveniyorum. Ama tüm bu bilgimi anneme borçluyum” demiştir.

10-15 Sayfa Yerine Tek Satır

Daha 17 yaşındayken (1930) Budapeşte Üniversitesi’ne girer. Sayı teorileri dersleri almadan Chebyshev Teoremi’nin farklı bir kanıtını bularak hocalarını ve matematik dünyasını şaşırtır. 1934 yılında, dört yıllık bir doktora sonrası İngiltere’de Manchester’a gider. Manchester’da bulunduğu sıralar bir gün bir arkadaşlarını ziyaret eder ve arkadaşları ona “fonksiyonel analiz” konusunda bir ispatı heyecanla anlatmaya başlarlar. Erdös’ün hemen hiç ilgilenmediği bir alandır. Arkadaşları sayfalar dolusu ispat üzerinde konuşurken, onlara problemdeki sembollerin anlamlarını sorar. Anlamları öğrendikten sonra tahtaya kalkar ve 10-15 sayfa ispat yerine bir satırlık işlemle problemi çözer.

“Tanrı’ya İnanmak Zorunda Değilsiniz ama Kitaba İnanmak Zorundasınız”

1938 sonlarına dek İngiltere’de kalır ve sonrasında Amerika’ya taşınır. 1954 yılında Amsterdam’da gerçekleştirilen Ulusal Matematik Konferansı dönüşünde Amerika vize sorunu çıkartır ve bu olay üzerine İsrail’e yerleşir. 1960 yılında tekrar Amerika vizesi almayı başarır ve dönüş yapar. 1971 yılında annesini ülserden kaybeder ve derin bir çöküntü yaşar. Yakın arkadaşı P. Turan’ın, “En kuvvetli sığınak matematiktir” uyarısı üzerine günde 19 saat matematik çalışmaya başlar ve konu üzerine, “Nasıl olsa öldükten sonra mezarda çok yatacağız en azından yaşarken matematik çalışalım” sözlerini sarf eder. 1976’da arkadaşı P. Turan’ı kaybetmesi üzerine şunları söyler: “Tanrı, ortak çalışmalarımı ikiye ayırmakta, ölen kişilerle yaptıklarımı terazinin bir kefesine, hayatta olanlarla yaptıklarımı ise diğer kefesine koymaktadır. Ölenlerin bulunduğu kefe ağır bastığında beni de oraya çağıracaktır” der. Erdös, en iyi matematik ispatlarının “Supreme Facist” diye söz ettiği Tanrı tarafından saklanmış olan kutsal kitapta bulunduğunu iddia edip, “Tanrı’ya inanmak zorunda değilsiniz ama kitaba inanmak zorundasınız” cümlesiyle matematik ispatlarına olan düşkünlüğünü belirtmiştir. Erdös’ün ölüm konusunda tesellisi ise sözü ettiği ‘kitabı’ ele geçireceği fırsatı bulabilecek olması ve Archimedes ve Euclid ile çalışabilme düşüncesidir.

Maaşını Öğrencilere ve Çalışma Arkadaşlarına Dağıtırdı

1940 yılından itibaren ‘gezen bir beyin’ halini alan Erdös’ün yaşamı üniversiteler ve araştırma merkezleri arasında geçer. Gittiği her yerde kapının eşiğinde başlayan çalışmalar, karşısındaki kişi sıkılıncaya veya kendisi oradan ayrılıncaya dek sürer. Erdös’ün tüm eşyası küçük bir bavula sığacak kadardır. Yaşamı boyunca bekar ve sadece sayılarla yaşamış olmasına karşın son derece arkadaş canlısı, samimi ve merhametlidir. Maaşını, öğrencileri ve çalışma arkadaşlarına dağıtıp, Wolf Ödülü olarak 50.000 Dolar kazandığında kendisi için 720 Dolar ayırıp geri kalanını burs olarak dağıtılmak üzere İsrail’e göndermiştir.

“Matematik  Sanat ve Bilimin Göz Kamaştıran Birleşimdir”

Erdös’e göre matematik, sanat ve bilimin göz kamaştıran bir birleşimdir. O’nun için ispatlar önemlidir ancak ispatların bir de estetik yönü olmalıdır. Ayrıca, bir sonucun doğruluğunun yanında ‘neden doğru’ olduğu da ortaya konmalıdır.

“Kahveyi Teoreme Dönüştüren Kişi”

Gününün 19 saatini matematik çalışarak geçirmesine karşın problemlere, hiçbir zaman sayfaları dolduracak şekilde yaklaşmayan Erdös, her zaman kısa ve öz bir yaklaşımı benimsemiştir. Çalışırken bol miktarsa kahve (espresso) içen ve kafein tabletleri tüketen Erdös, matematikçiyi “kahveyi teoreme dönüştüren kişi” olarak tanımlamaktadır.

“PGOM-LD-AD-CD”

Bu harfler her ne kadar rastgele basılmış gibi görünse de aslında onların birer anlamı var. Erdös 55 yaşında adının sonuna, “Poor Great Old Man” yani “Zavallı Büyük Yaşlı Adam” anlamına gelen harfleri eklemeye başlamıştır. 60 yaşında bu harflere LD (Living Dead – Yaşayan Ölü), 65 yaşında AD (Archaelohical Discovery – Arkeolojik Kaşif), 75 yaşında CD (Count Dead – Ölü Sayılıyor) harflerini, Macar Bilim Akademisinin 75 yaşını dolduran üyelerine her hakkı tanımasına karşın onları artık üye olarak kabul etmemesi, üzerine eklemiştir.

Kaynakça

Paul Hoffman, Yalnızca Sayıları Seven Adam, çev., Derya Kömürcü, (İstanbul: Sistem Yayıncılık, 1999

S. Ulam, Adventures of a Matchematician, Scribner’s, 1976

Hardy, G.H., A Matchematician’s Apology, Cambridge University Press, 1967

https://www.britannica.com/biography/Paul-Erdos

 

Paylaş:

Yorum Yap

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
1
Komik
Muhteşem Muhteşem
3
Muhteşem
Acıklı Acıklı
2
Acıklı
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Korkunç Korkunç
2
Korkunç
Şoke Şoke
5
Şoke
Can Birkan