İlknur Aytekin ile Debbağlık: Deri’n aşkın sanata dönüşü

4 dakikada okuyabilirsiniz


İlknur aytekin debbağlık kapak görseli

Ahilik ve Debbağlık

Lafla dükkân açılmaz,

Boşuna etme telâş.

Selman-ı Pâk da gelse,

Parasız olmaz tıraş.

Berber dükkânı için…

Ahilik

Ahilik Selçuklular döneminde başlamış. Ah! Değerlerimize sahip çıkmayı bir bilebilsek…

Kardeşlik anlamına geliyor.

Elin, sofran, kapın açık olacak.

Eline, diline, beline hâkim olacaksın. Yani bunlar da kapalı olacak…

Bentderesi

Adıyla anılan dere bugün yok!

Oysa nazlı, nazlı kıvrılarak akarmış çok eski zamanlarda.

Bent kurulmuş Romalılar, o zamanlarda.

Çevresi piknik yapma yerleriyle anılırmış sonralarında…

İçine yapamamış, her bir yanına bir yapı kondurmuşuz. Yatağını, akıntısını hiç hesaba katmamışız.

O ise aradan kıvrılıp, akıp gitmek istemiş. Aslında sadece akıp gitmek istemiş. Ankara’nın diğer dereleri, dünyanın tüm dereleri gibi…

Sıkışmış. Taşmış. Canlar almış…

Cezayı yanlış yapılanmalara izin verenlere, yapanlara değil, dereye kesmişiz. Gömmüşüz. Yol yapmışız. Ankara’nın diğer dereleri gibi ama gelişmiş dünyanın tüm derelerine yapmadığı gibi…

Bugün yol aynı isimde. Nazlı, nazlı niye kıvrıldığını bugünün çocuklarının, gençlerinin veya Ankara’ya yeni gelenlerin bilmediği veya düşünmediği yol…

İlknur Aytekin - Debbağlık

Debbağlık

18.yy Ankara’sında Bentderesi’nde 40 civarı deri fabrikasının, debbağların olduğunu biliyoruz. Dericizâde Faruk Küçük, babasının 1940’larda buradaki bir tabakhanede çalıştığını söylemişti…

Deri, post vb.ni kullanabilecek duruma getirmek için uygulanan işlemlerin tümüne sepicilik deniyor. Sepicilik yapanlara da debbağ.

Debbağlığın geçmişi çok eskilere gidiyor. Yani geleneksel mesleklerimizden. Fabrikasyon uygulamalar devreye girmiş. Pek çok gelenekselimiz gibi o da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış.

İlknur Aytekin - Debbağlık

“Ebruzen Esengül İnalpulat ile Suyun Üzerindeki Sanat” adlı köşe yazımızı okumak için TIKLAYINIZ…

Atölye Debbağ

Bir debbağ.

İlknur Aytekin.

Aslında Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü’nde okumuş. Okul sıralarında el sanatları aklını çelmiş. O gün bugündür gönlünün sesinin peşinde. Yıllar önce çabalarının karşılığını almış, sınav kazanmış ve el sanatlar takı tasarım öğretmeni olmuş.

Ahilik geleneklerine uygun kalfalık, ustalık, usta öğreticilik eğitimlerini tamamlamış. Sonra deri öğretmeni olmuş. Gazi Mesleki Eğitim’de dekoratif el sanatları eğitimi ve formasyonunu tamamlamış.

Son birkaç yıldır kendi atölyesinde. Atölye Debbağ’da.

Atölyesine bir grup Dostla gittik. Yanımızda Dericizâde Faruk Küçük de vardı. Ankara’nın en eski debbağıyla, son kuşak temsilcisinden dericiliği, debbağlığı dinledik.

Sonra…

Debbağlık yaptık!

İlknur Aytekin - Debbağlık Atölyesi

Grubun nerdeyse tamamı dericilik veya debbağlık hakkında fazla bilgi sahibi değildi. Herkes, aletleri yıllardır kullanıyormuşçasına çalıştı! Tamamladı. Bir saatte!

Eve dönerken kiminin cebinde deriden bir bileklik veya anahtarlık vardı. Kendimizin yaptığı…

Deri’n aşkın sanata dönüşü

Aytekin, yaptığı işi böylesi edebi tanımlıyor ve anlatıyor:

“Deriye vuran tokmağın sesi kalp sesim, heyecanı ilmek ilmek islenen kalem (craft) izleri sonrası rengimin deri ile karışıp aşk’a dönüşmüş bir sanat deri sanatı, deri’n aşkı iste bu yolda üstatlarımın nezdinde bende bir Ankaralı olarak Ankara’nın 41. debbağı yolunda bu aşkı icra ederek nesilden nesile aktarmak istiyorum.”

İlknur Aytekin - Debbağlık

Derinin Yapılış Hikâyesi

Zahmetli mi zahmetli…

Islatma, kıldan arındırma, kireçleme, tabaklama, boyama yağlama, inceltme, cilalama özeti.

Biraz daha ayrıntılısı:

Tabakhanede sığır ham derisi ıslatılıyor, yumuşatılıyor. Kılı gideriyor. Kireç ve zırnık kimyasallarıyla kıldan arındırıyor. Tola gelişimi denilen aşamada tabaklama, boyama ve yağlama için hazırlık yapılır. Deri işleme dolaplarında bu kez kireçten arındırılır. Sonra eriyebilir enzimlerin uzaklaştırıldığı sama işlemi yapılır. Meşe palamudu tabaklama maddesi verilir. 3 kez. Etten sıyırmak için tıraşlanıyor. Mermer üzerinde yağ uygulamaları, kurutma ve ardından tekrar ıslatma… Baskıya alma, mermer üzerinde perdahlama… Tekrar tıraşlama… Mantar geçirip inceltme, boyama ve cilalama…

Tüm bu işlemlerden sonra deri artık son biçimlendirme için elinizde.

Deri; vidala, süet, nubuk, kösele (vaketa) gibi çeşitlerinde kösele deriydi işlem yaptığımız.

İlknur Aytekin - Debbağlık Eserleri

İlk anahtarlığımın (belki de son!) yapım hikâyesi

Köşele üzerinde kalıp yardımıyla desenin uygulanması ilk işlem. Kösele sert. Yumuşatmak için ıslatmak gerek. Deri bıçağıyla hafifçe kontur hatları kesiliyor. Kesikleri açıyoruz. Püf nokta; rahat çalışabilmek için ara ara ıslatmada yarar var.

Deri kalemiyle (craft) işlemek için yine derinin nemlendirilmesi gerekiyor. Craftamak veya döverek şekil verme kalemle desen çizimine verilen ad.

“Islatip ıslatıp dövme” sözünün kaynağı da bu işlem!

Son olarak boya. Koruyucu cila ve aksesuar takmak için delme.

Takın! Deriden anahtarlığınız hazır!

İlknur Aytekin - Debbağlık Eseri

“Eşsiz Programlarda İmzası Olan İsim: Nazmi Kal” adlı köşe yazımızı okumak için TIKLAYINIZ…

Siz de debbağ olmak isterseniz işte adresler!

Mayıs ayından itibaren Rahmi Koç Müzesi’nde atölye çalışmalarına başlayacak olan Aytekin, tüm okuyucularımızı debbağlığa davet ediyor. İşte, adresleri:

Atölye Debbağ hafta sonları:  Sakarya Mahallesi Enez Sokak Güven Çarşısı 2/66 Altındağ/Ankara

Hafta içi Belmek: Kahire Caddesi Sancak Mahallesi EGO Lojmanları 7/1 Yıldız/Çankaya/Ankara

Sosyal Medya: Facebook, Instagram, Instagram (2)

Paylaş:

Yorum Yap

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
0
Komik
Muhteşem Muhteşem
1
Muhteşem
Acıklı Acıklı
0
Acıklı
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Korkunç Korkunç
0
Korkunç
Şoke Şoke
0
Şoke