Günümüz Gençleri Üzerinde Etkisi En Fazla Olan 8 Kadın Feminist-Aktivist

8 min


Tüm dünyada ilgileri üzerine çekmeyi başarmış 8 kadın aktivisti sizler için derledik. Haydi inceleyelim:

1. Emma Watson

Çocukluğundan beri tanıdığımız ve sevdiğimiz Emma Watson Harry Potter film serisi bittikten sonra kendini daha başka alanlarda ve daha entelektüel bir biçimde tanıtmaya başladı ve biz de bu yönünü çok sevdik. Oyunculuğunun yanında eğitimini de başarılı bir şekilde devam ettirmeyi başarmış, kendileri Brown Üniversitesi İngiliz Edebiyatı mezunu. Ve şu an 26 yaşında.

Birleşmiş Milletler’i cinsiyet eşitsizliği sorunu üzerine yorarken.

Kendini feminist olarak adlandırıyor ve bu terim üzerine de Birleşmiş Milletler’de gündeme oturan bir konuşması da mevcut. Hatta ve hatta Birlemiş Milletler’de HeforShe adında bir kampanya yürütüyor. Kampanya erkekleri de bu sürece dahil etmeyi amaçlıyor. Feminizm terimiyle ilgili olarak da erkek düşmanlığı olarak algılanmasına karşı çıkıyor. Bu konuşmanın gündeme oturmasındaki sebep tabi ki hayran kitlesi fazla olan bir oyuncu olmasından kaynaklanıyor ama Emma bu etkisini iyi yönde kullanmasını iyi biliyor. Our Shared Shelf (Ortak Rafımız) adlı kitap kulübü var. Her ay bir kitap seçiyorlar ve okuyorlar.

New York metrosuna kitap bırakacağını ve inandığı şeyler uğruna daha fazla savaşacağını söylüyor ve yapıyor da..

Üstelik kitabı bulanlar içinde Emma’nın el yazısıyla yazılmış bir not buldular. Notta kitabı okuyup tekrar metroya bırakmalarını istiyor. Resmen metroları kulübünün şubesi haline getirmiş.. evet kıskandık.. Bunun yanı sıra son olarak kendisini Women’s March’ta gördük ve herkesle iç içe oluşuyla yine gönlümüzü kazandı.

Sağ alt köşedeki fotoğrafta annesiyle birlikte Women’s March’ta.

2. Alicia Keys

Ahh şarkılarını kendi kendimize söylemeye kalkıştığımızda boğazımızın patlayacak gibi olduğu, söyleyebilenin de alkışlandığı kadın. Evet şarkıları çok güzel bu sene. 36 yaşında ve yeni albümü çıkmadan önce radikal bir kararıyla dikkatimizi çekti. ” Artık hiçbir şeyin üstünü kapatmak istemiyorum; ne yüzümü ne aklımı ne ruhumu ne düşüncelerimi ne hayallerimi ne mücadelelerimi ne de duygusal gelişimimi, hiçbir şeyi” dedi ve yaptı. #nomakeup hareketini başlattı ve bulduğu her fırsatta kadınların kendilerini olduğu gibi sevmelerini salık veriyor.

Üstteki karede bir televizyon programında sunucunun makyajını siliyor.

“Here” adlı son albümü de gerçekten Alicia’nın düşünce ve hislerini yansıtıyor. “A Girl Can’t Be Herself” şarkısı kendi gibi ol(a)mayan kızların durumlarını anlatırken “Holy War” adlı şarkısında da savaşlara ve ırkçılığa karşı geliyor. Yani müziği dinlerken aynı zamanda düşündürüyor.

Şu kıvırcık saçların, yüzündeki ben ve çillerin güzelliğine, şu kadının tatlılığına bir bakın 🙂

Bir çok ünlünün katıldığı Women’s March’ta kendisi de destek için oradaydı.

3. Malala Yousafzai

Öncelikle Malala’nın kısaca hikayesinden bahsedelim. Malala, Taliban rejimi altında olan ülkesinde eğitimini devam ettirmeye çalışan Pakistanlı bir genç kızdı ve farklı bir isim altında BBC’ye orada yaşanan zorluklarla ilgili yazılar gönderiyordu. Tabi ki Taliban rejimi bundan rahatsız oldu ve Malala 15 yaşındayken otobüste silahlı saldırıya uğradı. Başından vurulan Malala, uzun tedavilerin ardından iyileşti ve artık onun ismini tüm dünya duymuştu ve duymaya devam edecekti.

“O anı net bir şekilde sıkça anımsıyorum. Eğer beni öldürmek için gelirlerse bu yaptıklarının yanlış olduğunu ve eğitimin bizim en temel hakkımız olduğunu söyleyeceğim.”

Anlaşılan o ki pes etmeyen bir kişiliği var. Tedaviler olumlu sonuç verdi ve 4 yıldır da savaşına tam gaz devam ediyor. “Ben Malala” adında yaşadıklarını anlatan bir kitap çıkardı. Sadece yaşadıklarını anlatarak konuya dikkat çekmesi bile kadınların eğitimi için olan savaşında büyük bir hamle.

Pakistan’ın İslamabad şehrinde bir kitapçıda bir kadın.

Daha bir sürü ödülün yanına Nobel ödülünü de koyarak Nobel Ödülünü alan en genç isim oldu. Şu an kendi adına bir vakfı var ve okullar açmaya devam ediyor. Bunun yanı sıra sokak sanatçılarına da büyük ilham kaynağı oldu.

Son olarak bir tane de İstanbul Kadıköy’den

“Bir çocuk, bir öğretmen, bir kitap ve bir kalem dünyayı değiştirebilir.”

4. Linda Sarsour

Linda Sarsour New York’ta yaşıyor ve 37 yaşında. Aslında Linda New York Arap-Amerikan Cemiyetinin baş yöneticisi olarak yıllardır bir çok alanda çalışmalar yapmış ama onu dünya çapında duyuran olay Women’s March’ın organizatörlerinden, eş başkanlarından biri olmasıdır.

 

Amerika’da var olan başörtüsü görünce korkuya kapılma refleksi Linda’yı da buldu. “böyle” birisinin “böyle” bir organizasyonu nasıl olur da yönetebiliyor olduğu, ya da başka emellerinin olabileceği konuşulmaya başlanmıştı. Fakat ne kendisi ne de ekip arkadaşları bu söylemlere aldırmadı. Linda, konuşmalarına ve kampanyasına devam etti. Ekip arkadaşları da ona böyle sahip çıktı.

“Linda Sarsour’un eş başkanımız olmasından çok gururluyuz ve onun hep arkasındayız” diyorlar.

5. Fahma Mohamed ve Muna Hassan

Fahma (soldaki) ve Muna (sağdaki) İngiltere’de başlattıkları kampanyayla adlarını dünya çapında duyurdular. Kadın sünnetine (Female Genital Multilation- FGM) karşı dur demek için imza kampanyası başlattılar.

Kadın sünneti özellikle Afrika, Asya ülkelerinde ve ülkelerin etnik gruplarında yaygın olarak görülüyor ve Avrupa ülkelerinde de uygulanıyor. Kadın sünnetinin kötü yanı daha çocuk yaştaki kız çocuklarına zorla, hijyenik olmayan ortamda, çok acı verici bir şekilde yapılıyor olması. O yaştan itibaren çocuklarda kadınsal hastalıklar baş göstermeye başlıyor.

Kendi ülkelerinde de yaygın olan bu uygulamaya savaş açan bu iki genç kız bir imza kampanyası başlatıyorlar ve seslerini İngiltere valisine duyuruyorlar. Bu sayede İngiltere’de bu uygulamanın kanunla önüne geçmiş oluyorlar. Dünya çapında da bir kez daha bu konuya farkındalık kazandırıyorlar.

Bu başarıların devamını ve kampanyanın daha fazla duyulmasını sağlamak adına kampanyaya ve kampanya yürütücülerine destekler ve ödüller veriliyor.

6. Angelina Jolie

Hepimiz çeşitli rolleriyle ya da Brad Pitt ile olan aşkıyla ya da ayrılığıyla Angelina Jolie’yi tanıyoruz. Ama kendisi sadece bunlarla hatırlanmayacak kadar çok işe imza atmış bulunuyor. Kendi çocuklarına kardeş olarak 3 çocuk daha evlat edinerek, açlıkla savaşan ülkelere giderek ve yaptığı diğer yardımlarla hayırsever kişiliğini ön plana çıkardı.

Angelina Jolie ve çocukları.

Bunların da yanı sıra genlerinde var olan yüzde 87 meme kanseri riski nedeniyle her iki memesini de aldırdı ve bunu cesurca herkesle paylaştı. Belki de bu durumdaki kadınlara biraz da cesaret vermek istedi. yüzde 87 olan kanser riski şu an yüzde 5’in altında, çocuklarının artık onun da anneanneleri  gibi kanserden öleceği endişesini taşımamaları Angelina için daha önemli. Bu cesur hareketi “The Angelina Effect” olarak adlandırıldı çünkü Amerika’da BRCA gen testi yaptıranların sayısı yüzde 40 artış gösterdi.

“Bir kadından daha eksik hissetmiyorum. Kadınlığımdan bir şey götürmeyen güçlü bir karar verdiğim için daha da güçlenmiş hissediyorum.”

Son yıllarda ise Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin özel elçisi olarak hem mülteci sorunlarına hem de daha geri planda kalmış savaş bölgelerindeki kadın tacizleri problemine dikkat çekiyor.

“Dünya çapında yürütülen farkındalık çalışmalarına ve BM çözümlerine rağmen, kadınlara yönelik suçlar hala ikinci planda tutuluyor.”
“ Çocuk evliliğinden Kadın sünnetine (FGM) kadar rahatsız edici gerçekleri gözardı etmek liderler için hala çok kolay.”

Söylentilere göre kendisi futbolcu Christiano Ronaldo’yla birlikte Suriyeli mültecileri konu alan bir Türk dizisinde oynayacaklarmış. Ama henüz resmi bir açıklama yok.

7. Ümmiye Koçak

Ümmiye Koçak ismini öncelikle “Yün Bebek” filminin ödül almasında sonra duyduk daha sonra TEDx konuşmacıları arasında yerini aldı ve daha fazla duyuldu.

Ona göre insanın en büyük engeli kendisi. Eğitimin önemini çok iyi kavramış ve kendini de çocuklarını da öyle yetiştirmiş. Ve bunu etrafına da yayıyor.

Son olarak da Ronaldo ile çektikleri reklam filmiyle kendisini tüm Türkiye tanıdı. Daha güzel işleriyle daha fazla duyulması dileğiyle..

8. Feyza Altun

Feyza Altun’u önce bu resimle haberlerde tanıdık.

Bakıcıyı ayarlayamadığı ve duruşmaya yetişmesi gerektiği için duruşmaya kucağında bebişiyle katıldı. Belki de farkında olmadan büyük bir hareketin kıvılcımını başlattı. Çalışan annelerin iş yerlerinde kreşlerin olması gerektiğini savundu. Biraz zaman sonra bu amacına ulaşmayı başardı. Fakat Feyza Altun, Türk halkından desteği alınca durmadı çalışan annelerin hakkından tutun çocuk istismarlarına kadar Türkiye’de sorun olarak karşımıza çıkan konulara savaş açtı. “Kadının Fenni” adında kitabını yayınladı ve patladı gitti :). Kitabı 4. baskısına gitti ve yeni kitabı da “Kadının Derdi” adıyla raflarda yerini aldı.

O Birleşmiş Milletler’deki Licia Ronzulli’den etkilenmişti. Şimdi başkaları da ondan etkileniyor. Yani yaptığımız hiç bir davranış aslında boşa gitmiyor. Onların küçük hareketleri çığ oldu büyüdü, çığ olmasaydı bile elbet birisine ulaşıyor. Kendi adresini buluyor.

Türkiye’nin onu sevmesindeki en büyük etken samimi olması ve bir o kadar da samimi tepkiler aldı. İnsanlar onu Feyza Reyizzz diye sevdiler 🙂

Bunların yanı sıra kendisinin “Ben Bir Kadınım” adında TEDx konuşması mevcut.

Siz söyleyin ne yapsın?
Harekete geçsin en iyisi.. bahsettiğimiz kadınların en büyük ortak özellikleri harekete geçmeleri. O yüzden sadece Feminist değil aynı zamanda Aktivistler. Harekete geçtikleri için, vazgeçmedikleri için onlara teşekkür ediyoruz.

Paylaş:

One Comment

Comments are closed.

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
0
Komik
Muhteşem Muhteşem
20
Muhteşem
Acıklı Acıklı
0
Acıklı
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Korkunç Korkunç
0
Korkunç
Şoke Şoke
3
Şoke
Buse