Paylaşımlarıyla Sosyal Medyayı Kasıp Kavuran “Felsefe ha!” İle Keyifli Bir Röportaj

4 min


Son yıllarda özellikle YouTube kanallarının iyiden iyiye artmasıyla çok fazla sayıda tüketilebilir videolar meydana çıktı. Piyasa 10 tl su vs 100 tl su, makyaj ve abuk subuk Vloglarla dolmaya başladı. Açıkçası arz talep meselesinden ziyade bu iş artık, “para” kazanalım da ortadaki ürün ne olursa olsun fark etmez, şekline büründü. Durum böyle can çekişirken bana göre… sanki cephede elinde tabancısıyla isyan eden son bir nefer gibi karşıma çıktı ” Felsefe ha! “. Ortaya bir çizgi koydu ve bundan hiç vazgeçmedi. Nitelikli videolar, filmlerden kesitler, filozoflardan sözler gördük. Ve bunları görürken bizleri asıl oraya bağlayan neden şuydu bence; titizlikle araştırılıp, beğenilip, ilginçliğe de sadık kalınıp o şekilde gönderiler oluşturulmasıydı. Genellikle her şeye geç kalan birisi olarak bu sefer tam zamanında keşfedebildim. Her şey gözlerimin önünde yaşandı. Adım adım nasıl büyüdüğünü ve kendisini bozmadan nasıl devam edebildiğini gördüm. Şimdi çok sevdiğim Felsefe ha! ile röportaj vakti. Keyifle okumanız dileğiyle…

1. Bu İşe Başlama Nedeniniz Nedir?

–  Başlangıç için konuşunca ‘iş’ diye tanımlamak doğru ifade etmiş olmuyor sanki. Ben halihazırda felsefeye, psikolojiye, edebiyata, sinemaya hevesli, bu alanları hobi olarak gören ve zaman harcamaktan keyif alan bir kimse olarak; izlediklerimi, bilgisayarımda tuttuklarımı, oraya buraya aldığım notları tek bir yerde toplamak, bir nevi arşivlemek ihtiyacıyla Felsefe ha! sayfasını açtım. Bunun da başta kendi adıma kullanıcı dostu olmasını istedim; bir arkadaşıma bir filmden, kitaptan bir sahneyi, bölümü anlatırken; direkt olarak o sahnenin, bölümün linkini atabileceğim bir yer yapmak istedim. Sonuçta istediğim gibi bir sayfa ortaya çıktı, lakin benim dışımda birçok kişinin verim aldığı bir sayfaya dönüştü bu; ‘iş’ halini de o şekilde aldı.

“Cartoon Yapımı, Türkiye’deki Yeri ve Daha Fazlası: Cartooncue Röportajı” adlı içeriği Okumak İçin TIKLAYINIZ…

2. YouTube Kanallarının Çoğalmasıyla Öğretici Videoların Sayısında Ciddi bir Azalma oldu. Sizce Bunun Nedeni Nedir? Ve Böyle Bir Durumdayken Bu Denli Kaliteli Videolarla Adınızdan Söz Ettirmeyi Nasıl Başardınız ?

–  Her dönemin eğilimleri oluyor. Ot Dergi’den önce edebiyat dergilerini tanımlamak gerekseydi; ‘Batı edebiyatı, postmodern şiir, röportaj’ gibi konu başlıkları öne çıkardı, artık ‘çay, nostalji, romantizm’ gibi başlıklar öne çıkıyor. Bununla birlikte ‘Ot gibi’ diyebileceğimiz birçok dergi ortaya çıktı sadece birkaç sene içinde. Müzikte de hakeza bir kaç sene önce dubstep türü altın çağını yaşıyorken, şimdilerde her yerde trap türünü duyuyoruz. Eğilimler ya da bilinen tabirle trendler, varolan diğer renklerin zaman zaman önüne geçtiği gibi, işin içindeki ekonomik işler de bu eğilime ayak uydurmayı zorunlu kılabiliyor ya da bir fırsat olarak kendini kabul ettirebiliyor. Öğretici videolardaki azalmalar ile ‘Youtuber türü’ diyebileceğimiz içerikler arasındaki ilişki de bunlardan bağımsız değil elbette. Böyle bir dönemde Felsefe ha!’nın kısa zamanda kendini kabul ettirmesi, bana da sürpriz oldu. Elbette bu sayfaya karşı kayıtsız kalınacağını da düşünmüyordum, güncel dertlerin arkasında bulunan dertler, insanlık var olduğundan beri sorulan ebedi sorular ve çekilen sıkıntılar değişmedi. Haliyle belki güncel tanımına uymuyor olsa da sayfada paylaştığım içerikler her insanın aklının köşesini kurcalayan konular olduğundan illaki bir ilgi olacaktı; beklediğimin çok üstünde bir ilgi oldu, e iyi de oldu.

3. Her Gün Video Atmayı Nasıl Başarıyorsunuz? Zahmetli Bir İş Değil mi ? Sosyal Medya Dışında Yaptığınız Farklı Bir İş Var mı? 

– Her gün video atamadığım oluyor, ama genele bakacak olacaksak disiplinli gözüktüğüm söylenebilir. Fakat burada işin güzel bir tarafı var, önceki sorularda anlattığım gibi paylaştığım içerikleri ortada Felsefe ha! yokken de izliyor, okuyordum. Boş zamanlarımda bir kitap kurcalayan, bir söyleşi, belgesel, film izleyen birisi olduğumdan; o gün tecrübe ettiklerimden paylaşılacak bir şeyler illaki çıkıyor. Bu da bu paylaşımların benim için bir külfet, bir iş olmasını engelliyor ne mutlu ki. Ben yıllarca restoranlarda çalışan, barmenlik yapan birisiyim. Yaz sonu ufak bir kafe açayım, çay/kahve, muhabbet takılayım diye düşünüyorken, Felsefe ha!’nın sevilmesiyle birlikte, açacağım yerin adını da Felsefe ha! Dükkan olarak güncelledim; Aralık ayının başından beri de Dükkan’ı işletiyorum

4. Kısa Sürede Bu kadar Çok İlgi Odağı Olmayı Bekliyor muydunuz? Özellikle Twitter’da Büyümek Eskiye Nazaran Zorlaşmışken Bunu Nasıl Başardınız ?

– Başta da dediğim gibi çok beklemiyordum ama ölü bir sayfa olacağını da sanmıyordum. Twitter’da büyümek, ‘zor’ olmasından ziyade tercih edilmesinin bir gereği kalmadı demek daha doğru. Sosyal medya için bir platform düşünüldüğünde Instagram ve Youtube altın çağını yaşadığı için Twitter çok da akla gelen bir yer değil artık. Ben kısa notlar ve kısa videolar diye iki ana başlık üzerine konuşlandırdığım için içeriklerimi, Twitter bir nevi en doğru seçenekti. Lakin bu dönemin de eğilimleri video içerik olduğundan Twitter değil, Instagram ve Youtube’un başarısı süreklilenmeye de devam edecektir.

5. Twitter’la Başlayan Bu Serüvende İnternet Sitenizi Açmaya Kadar Bir Yol Kat Ettiniz… Bu Süreci Anlatır mısınız?

– Twitter’daki içerikler çok kısa zamanda – gerçekten çok kısa zamanda bir kaç günde binlerce insan tarafından takip edilmeye başlanınca, bu eskiden beri içinde olduğum yazı-çizi işleri için bir platform fırsatı yaratmama da izin verdi. Youtube için orijinal içerikler üretmek, bir sitede uzun, eleştirel yazılar yazmak, etkinlik/atölyeler düzenlemek gibi Felsefe ha! öncesi uzun vadede yapmak istediğim fikirlerimi hayata geçirmemi kolaylaştırdı. Daha başındayız elbette her şeyin, ufak ufak inşalara başlamış olsam da, herhangi bir konuda herhangi bir ‘olmuş’luktan söz etmek için henüz erken.

6. İlerisi İçin Planlar Nelerdir?
– Diğer soruları cevaplarken az-çok bunların sinyallerini vermiş oldum aslında. Kısa vadede Felsefe ha! Dükkan’da minik etkinlikler/atölyeler oluşturma niyetlerim var. Uzun vadede Youtube ve banabirseyogret.com sürekli içerikler üreten, devamlılığı olan birer platformlara dönecekler diye umuyorum, dönsünler diye uğraşıyorum. Bunlar dışında yayıncılığa ve basıma farklı niyetlerle girişme niyetlerim de var diyeyim lakin bunlar şimdilik sadece niyet. Zamanla şekillenecek, kendi formunu bulacaktır.
Felsefe ha!
Rasimpaşa Mahallesi, Yeldeğirmeni Sk., 34716 Kadıköy/İstanbul     
Paylaş:

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
0
Komik
Muhteşem Muhteşem
1
Muhteşem
Acıklı Acıklı
0
Acıklı
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Korkunç Korkunç
0
Korkunç
Şoke Şoke
0
Şoke
Goktug Efil

Aldanmak yaptığımız her işte şaşmaz yazgısı hepimizin, her sabah parlak işler tasarlar gün boyunca budalalık ederim.

Yorum Yap