Fakat Müzeyyen Bu Tutku Beni Tüketti

3 dakikada okuyabilirsiniz


İçeriği okumaya başlamadan önce fon müziğinin sesini biraz açmanızı tavsiye ediyorum. Fonda Manuş Baba’dan “Bırak Seveyim” olsun mesela. Ben yazarken öyle yaptım.

fakat müzeyyen bu derin bir tutku filmi oyuncuları ile ilgili görsel sonucu

İlhami Algör’ün ‘Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku’ isimli eserinden yola çıkılarak sinemada hayat bulmuş bir filmden bahsetmek istiyorum. Kitapla aynı ismi taşıyan film 2014 yapımı ve Erdal Beşikçioğlu ile Sezin Akbaşoğulları’nı başrollerde görmekteyiz. Film, kitaptan bağını fazlaca gevşetmiş olsa da  birçok repliği ustaca izleme şansını da bize sunuyor. Henüz çiçeği burnunda bir yazar olan Arif’in dilinden izliyoruz filmi. Aşka oldukça uzak kalmış yazarımızın aşk ve ilişki arasındaki farkı sorgularken Müzeyyen’in rüzgarına kapılıp yazacağı her kelimenin Müzeyyen’in sokağından geçişine şahit oluyoruz.

İlgili resim

Müzeyyen’i tanımadan önce: “Market alışverişiyle, akraba ziyaretiyle aşk olmaz. Aşk ile ilişki aynı şey değildir“diyerek kendince keskin sınırlarını çizen Arif, Müzeyyen hayatına girdikten sonra kendini yapmayacağına emin olduğu her şeyin baş rolünde bulmaya başlar. Ve durumu kısaca özetler: “Hem şans, hem büyük talihsizlik Müzeyyen’in sevgilisi olmak.”

İlgili resim

Çünkü Müzeyyen, Arifin lügatına yeni bir kelime olmaktan ziyade başlı başına Arif’e yeni bir lügat olmuştur. Bazen sadece adını söylemek hoşuna gittiğinden seslenir Müzeyyen’e, söyleyecek kelimesi yoktur lakin sevdiği kadına seslenebilme, henüz yakınındayken sesini duyurabilme lüksünü  kullanmaktan kaçınmaz Arif. Elinde bir kelebeği yaşatmaya çalışır gibi bir aşk bu ha gitti ha gidecek korkusu. Kalsa bulunduğu yeri yadırgamaya başlayacak bir sevdadır Arif’in sürdürmeye çalıştığı.

fakat müzeyyen bu derin bir tutku filmi oyuncuları ile ilgili görsel sonucu

-Adam kadını çok seviyor. Sevdikçe ruhu büyüyor. Ruh eve sığmıyor.

-Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku.

Adam kadını çok seviyor. Sevdikçe ruhu büyüyor. Ruh eve sığmıyor.

Aşk iki kişi arasında asla eşitlenmeyendir,” diyor Birhan Keskin. Ve muhakkak teraziye fazla emeği koyan taraf zararlı çıkacaktır bu münakaşadan. Arif baştan mağlup girdiği bu savaşta kazanan taraf olmayı elbette hiç beklememişti. “Kadın gider ve buna şiir denir,” diyen şairimize de selam gönderdikten sonra, “Şiirin öznesi şairin katilidir” görüşünü haklı çıkaran bu film Arif’in Müzeyyen’le artık çay içecek hali kalmayacak kadar yorulmasıyla son bulurken bizlerin aklındaki, hayatındaki -cinsiyeti fark etmeksizin- Müzeyyenleri düşündürmeyi de ihmal etmiyor.

fakat müzeyyen bu derin bir tutku filmi oyuncuları ile ilgili görsel sonucu

Sebebini çözemediğimiz ve fazlaca sevip benimsediğimiz tutsaklıklarımızın mucidi aslında bizler değil miyiz? Yani Arif istemese Müzeyyen’in sokağından hiç geçmeden ömrünü tamamlayabilir miydi? Yahut öylece tamamladığı o ömür onu Arif yapar mıydı? İşte bunlar hep tornistan.

Paylaş:

Yorum Yap

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
0
Komik
Muhteşem Muhteşem
16
Muhteşem
Acıklı Acıklı
3
Acıklı
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Korkunç Korkunç
0
Korkunç
Şoke Şoke
1
Şoke
Nazli Can Korkmaz
"Tel cambazı istiyordu ki dünya istediği gibi olsun. Bile bile aldanmaya vardırıyordu işi. Ama olmuyordu kendisi vardı."