Dünya İçi Boş ve Yaşanılır mı? Okuyanı Derinden Sarsan Bilimsel Bir Teori

5 dakikada okuyabilirsiniz


Tavşanı değil bizi takip edin, Harikalar Diyarı’na giden deliği bulduk. Düz Dünya teorisinin tartışıldığı günlerde beyninizi yakacak bir başka teori ile karşınızdayız: Oyuk Dünya

26 Ocak 1967’de ESSA-3 uydusu tarafından çekilen fotoğrafta bir oyuk fark edilir, 23 Kasım 1968’de ESSA-7 uydusu tarafından daha net bir şekilde fotoğraflanmıştır. Bu fotoğraftan sonra zihinleri kurcalamaya başlayan bu teorinin temelleri aslında yüzyıllar önce oturtulmuş. Antik Mısır Hiyelogrifleri, Sümer Tabletleri, Gılgamış Destanı, Çin Efsaneleri, Babil Yazıtları, Tibet Belgeleri Dünya’nın içinde başka bir dünya olduğunu söyler ve bu dünyanın iki şehri Agarta ve Şemballa’dan bahseder.

Dünyanın üzerinde bir delik vardır ve bu bizi başka bir dünyaya götürecektir…

1818’de yüzlerce önemli insana bir mektup gider:

“Bütün Dünya’ya: Yeryüzünün içi boş ve yaşanılır durumda olduğunu beyan ediyorum. İçice konulmuş bir çok katı küreden meydana gelip kutuplarda bir girişi vardır. Bu söylediklerimin gerçek olduğunu ispat etmeye hazırım. Dünya bana yardım ederse yeryüzünün içini keşfedeceğim.” Cleves Symnes, Eski piyade yüzbaşısı – Ohio

 

Bu teori Naziler tarafından kabul görmüştür. Hitler, oyuk dünyanın girişini bulması için Herman Göring’i yetkilendirir.

Bulunan Nazi belgelerinin bazıları kuşku bırakmayacak şekilde bu dünyayı detayları ile anlatır.

Bu teoriyi destekleyen en ilginç kanıtlardan biri şüphesiz ki Nazi askerlerinin ailelerine yazdığı mektuplar. Bu mektuplarda, aşağıda yeni bir dünya buldukları ve dönmeyi düşünmediklerini belirten askerler buldukları yeri cennete benzetmeden de edemiyor.

Agarta Halkı’nın Misafiri Amiral Byrd

Agarta Halkı ve oyuk dünya teorisini güçlendiren bir diğer olay da Amiral Byrd üzerinedir. Byrd,  19 Şubat 1947 tarihindeki Kuzey Kutbu uçuşunda 7 bin metre yüksekliğe çıktığında karşılaştığı bir türbülans sonucunda bin metreye kadar inmeye başlar. Buzdan bir alanın üzerinde uçarken gökyüzü kırmızıdan mora kadar tüm renklere bürünmüştür. kısa bir süre uçtuktan sonra dağlık bir bölgeye gelir. Yarım saat sıra dağlar üzerinde uçar ama haritada olmayan bu dağları tanımlayamaz.  Sonra dağların arasında ve tam ortada akan nehri fark eder. Buz ve kar olması gereken yerde yeşil ormanlar göze çarpıyordur… Amiral henüz bilmese de Agarta toprakları üzerinde uçmaktadır.

Telsizden İsveç ya da Alman aksanıyla konuşan biri, İngilizce olarak amirale seslenir: “Bölgemize hoş geldiniz Amiral. 7 dakika içinde sizi indireceğiz. Güvenli ellerdesiniz, rahat olun.” Motorları duran uçak bir güç tarafından kontrol ediliyormuş gibi çekilmeye başlar… 

Kısa bir süre sonra hafifçe yere temas eder. Amiral, kendisini karşılamaya gelen çok uzun boylu sarışın insanları görür. Uzakta büyük parlak binaların olduğu kent vardır. Amiral ve  mürettebatı dostça karşılanırlar…

 

Amiral Byrd, Agarta Halkı ile temasını sonradan kaybolan ve Amerikan Hükumeti tarafından el konulduğu söylenilen günlüğünde anlatmıştır.

Alt komşularımız Agharta Halkı

Hitler’in de üstün ırk kabul ettiği için aramakta bu kadar ısrar ettiği Agharta Halkı’nın insanlara göre daha gelişmiş bir tür olduğu rivayet edilir. Amiral Byrd’ın da kaybolan günlüğünde çok uzun boylu ve sarı saçlı olarak anlatılan bu ırk, yine amiralin günlüğüne göre Byrd “Üstad” denilen biri ile görüştürülür ve Üstad, ona insanlığın şu ana kadar ki savaş ve barbarlıklarına karışmadıklarını ama Nagazaki ve Hiroşima’dan sonra ilgilenmeye başladıklarını söyler ve “Irkınızdan binlerce yıl daha eski kültürümüz” tabirini kullanan Üstad,  “Karanlık çağlar asıl şimdi ırkınızın üzerine geliyor elindeki gücü bırakmaktansa dünyayı yok etmeyi göze alabilecekler var” diyerek Byrd’ı uyarır. Ve Dünya’nın bir kaosa sürüklenmesi durumunda yıkıntılar arasından doğacak medeniyetlere yardım etmek için orada bulunacaklarını da sözlerine ekler.

“Sen hangi güneşin ışınısın hemşerim”

Bu teoriye göre dünyanın içinde de bir güneşi var ve kuzey ışıkları da o güneşin ışınlarından geliyor.

Oyuk Dünya teorisi asla yalnızca oyuk dünya teorisi değildir evlat”

Bu teori sadece dünyayı değil güneş sistemindeki tüm gezegenleri kapsıyor.

NASA’nın bilgi paylaşımına hevesli bir kurum olmadığını biliyoruz ama saklamayı da pek beceremiyorlar

NASA’nın kutup noktalarına gelindiğinde uzay gözlem aracının “kepenklerini” indirmesi ve duyulan çığlıkların ardından kesilen canlı yayınlarda kutup noktalarını asla görmememiz, kutuplarda uzaylı üsleri olduğunu düşünenler kadar başka bir dünyaya giriş olduğunu düşünenleri de destekler nitelikte bir kuşku oluşturuyor. NASA’nın hacklendiğinin iddia edildiği dönemde yayınlanan ve kutuplarda görmezden gelinemeyecek boşlukların olduğu bu fotoğraflar da cabası.

Google’nın “kör göze parmak” sansürü

Google’ın Dünya haritasında kutupları masumiyetin rengi beyazla kaplamış olması da o sansürün altında çok da masum şeyler olmadığını düşündürüyor.

İnsanda uçak kaçırıp kutuplara gitme isteği uyandıracak şekilde düzenlenmiş uçuş rotaları

Dünya’nın uçuş rotaları çizildiğinde kutuplarda bırakılan boşluk…

BİLİM KURGU ROMANLARINDAN

Rudy Rucker’ın 1989’da yazdığı, teorinin adını taşıyan “Hallow Earth”  kitabı da teorinin kitle oluşturmasını sağlayan bilim kurgu romanlarından.

Bilim kurgu romanları örneğimize Jules Verne’in sinemaya da uyarlanmış olan eseri Dünya’nın merkezine yolculuk da eklenebilir. Verne, bu eserinde oyuk dünya teorisindeki gibi dünyanın içindeki bir başka dünyada geçen bir macera anlatır. Ayrıca Edgar Rice Burroughs’un “Pellucider” eseri de oyuk dünyada geçen hikayeler anlatır.

Paylaş:

Yorum Yap

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
0
Komik
Muhteşem Muhteşem
0
Muhteşem
Acıklı Acıklı
0
Acıklı
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Korkunç Korkunç
1
Korkunç
Şoke Şoke
7
Şoke
Ozge Tan