Beni Öldürmek İstiyorsan Acele Etmek Zorundasın, Çünkü 100 Yaşındayım

3 min


Bugün bahsetmek istediğim film alışılmışın fazlaca dışında, kendini hayatın akışına bırakarak tam 100 yaşına kadar oradan oraya sürüklenmiş bir adamı anlatan otobiyografik bir film. Türkçeye ” 100 Yaşında Camdan Atlayıp Kaybolan Adam” şeklinde çevrilmiş 2003 yapımı Jonas Jonasson’un kitabından uyarlanan hikaye eğlenceli bir şekilde aslında yaşlanmanın büyümekle bir ilgisi olmadığını bizlere ispatlıyor.

Oldukça sıra dışı bir hayat yaşayıp ömrünün son dönemleri sandığı bir zamanda huzur evine tıkılıp kalan bir adam; Allan Karlsson. Üzerinde 100 tane mum olan ve samimiyetsiz bir atmosferde zoraki kutlayacağı 100. doğum gününden kurtulmak için odasının camından atlayarak kaçar.Bundan sonrasında komedi ve maceranın iç içe geçtiği olayları merakla izlemeye başlarız.

Hayatı boyunca normal standartları hiç önemsememiş, kariyer, iş, aile gibi kaygılara düşmeden kendi başının çaresine bakmayı öğrenmiş karakterimiz bizi zaman zaman geçmişe götürüyor. Çocukluğundan bugüne kadar başından geçmiş olaylara tanıklık ederken onu  General Franco’ya karşı savaşa gittikten sonra bir İspanya akşamında Franco’yla kadeh tokuştururken görebilmek mümkün.

Tarihi bir çok liderle karşıkarşıya gelmiş, tarihin seyrinin değişmesinde etkili olmuş Allan patlayıcı maddelere olan merakından dolayı devletlerin ilgi odağı olabilmeyi de başarmıştır. Harry Truman, Çan Kay Şek, Stalin gibi dünya liderlerinin bazen dostu olmuş bazen de onların hışmına uğramıştır. 20. yüzyılın o acılı tarihi, Allan’ın kişiliğinde absürt ve tesadüfi bir hikâyeye dönüşmüştür.

“Hayatım boyunca bana bir sürü insan bağırdı. Kondüktörlerden diktatörlere kadar. Benim yüzümden bağıran ilk kişi annemdi. Çığlıklarını hatırlamıyorum ama bağırdığına oldukça eminim. Muhtemelen ben de bağırdım. Yeni doğanların etraflarına ilk baktıklarında da yaptıkları budur.” Allan hayatını böyle özetliyor. Filmin zirve repliği olarak kendi adıma bunu seçtim .

Filmde ağırlıklı olarak hakim olan düşüncelerden biri de pişmanlığın sonucu değiştirmediğidir. Kahramanımız pişmanlık üzerine şu sözleri söyler: “Zaman makinen olmadığı sürece pişmanlığın hiçbir yararı yoktur. Bir şeyden pişman olmak üzülerek asla silinmez.”

Kim bilir belki de uzun ömrün sırrı Allan’ın öğütlerinde saklıdır.Ancak 21. yüzyılın kaousunda uzun bir ömür isteyen kaç kişi bulabiliriz orası meçhul.

Ben diyorum ki yazın son akşamlarını yaşadığımız şu yarı sağanak günlerde 100 Yaşındaki bu genç ruhun gizemli bir çanta ve sonrasında kurduğu dostluklara açılan bu keyifli penceresinden bakmak size biraz olsun iyi gelebilir.

Paylaş:

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
4
Komik
Muhteşem Muhteşem
11
Muhteşem
Acıklı Acıklı
0
Acıklı
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Korkunç Korkunç
0
Korkunç
Şoke Şoke
2
Şoke
Nazli Can Korkmaz
"Tel cambazı istiyordu ki dünya istediği gibi olsun. Bile bile aldanmaya vardırıyordu işi. Ama olmuyordu kendisi vardı."