Kök Değer ve Bilgiyle Donanmış Özgün Yorumuyla Ressam Abdurrahman Kaplan

4 dakikada okuyabilirsiniz


Ressam Abdurrahnman Kaplan
Ressam Abdurrahnman Kaplan

Kök değer ve bilgiyle donanmış özgün yorumuyla

Ressam Abdurrahman Kaplan

“Yineleyen değil, yenileyen olmalıyız”

Abdurrahman Kaplan

Atölyesi farklı, eserleri farklı ressam…

Abdurrahman Kaplan.

Abdurrahman Kaplan
Ressam Abdurrahman Kaplan

Atölyesi farklı! Aynı zamanda müzesi hem de evi… Adı, Resim Evi.

Müze; resimler, heykeller… Tamamı kendi eserleri… Hınca hınç dolu…  

Ev; atölyesinin girişinde kıvrılan bir merdiven var. Çıkınca ulaşılan yer…

Atölyesi; ardı ardına veya üst üste… Sanatla dolu! Boş yer yer bulabilene aşk olsun! Duvarlar, koridorlar hatta basamaklar çalışmalarıyla dolu.

Yürürken zorlanabilirsiniz! Ardı ardına dizdiği eserlerinden daralan yollar daralmış. Yerde serili eseri de olabiliyor! Yerdekileri

“Şu anda onlar üzerinde çalışıyorum!” diye açıklıyor.

Eserleri farklı! Kök değer ve bilgiyle donanmış özgün yorumuyla… Çok çalışarak diziler üretiyor. Bir konu seçmesi gerekiyor önce. Bunun için de esinlenmesi gerekiyor. Palyaço, at, horoz, Don Kişot, Osmanlı sultanları. Sultanlar 3 yıl sürmüş. En uzun ve müthiş bir yaratı çıkmış. 22 metrelik bir soyağacı… Araştırıyor. Keşfetme aşaması. Başlıyor çalışmaya. Bence gözünü karartarak… 43, 53 veya 83 gibi rakamlarda eser üretmeden bırakmıyor! Aynı konuda… Elimizdeki zenginliklerimizin farkına vardırırcasına…

Atölyesinden

Yazı; sanat veya hayat üzerine yazıları var. Felsefe içeren…

Takvim; Her yıl hazırlıyor. 14 yıldır. Bu denli uzun soluklu ve kesintisiz takvim çıkaran kaç sanatçı daha vardır memlekette, bilmem…

Adnan Turani ile ipek baskı; hocasıyla. 3.5 aylık bir çalışma. 14 eser, 100’er kopya. Benzersiz…

“Kore Güncesi – Kore’ye Giden Gemiden, Kore Kültür Merkezi’ne” adlı köşe yazımızı okumak için TIKLAYINIZ…

Yaratım süreci

Kendine özgü biçemi var. Yarattığı herhangi bir eserde hemen fark edilebiliyor. Yaratım süreci birkaç aşamadan oluşuyor. Esinlendiği bir konuya karar veriyor. Konuyu keşfetme süreci başlıyor. Okuyor, izliyor. İyice araştırıyor. Konuyu kafasında oturtuyor. Dış dünya ile iç dünyasını kurduğu duygusal bağ ile yoğuruyor. Her sanatçıda olması gereken tutku, azim, farklı bir bakış açısı, sabır, sabır ve sabırla işe koyuluyor! Her sanatçıda olmayan farklılıkları da var elbet; kullandığı teknikler ve yorumlama anlayışı.

 Desen

Önemli diyor. İyi bir sanat eserin altyapısında eskizlerin olması gerektiğini vurguluyor. Sergiye çıkanların imzalı desen olduğunu belirtiyor. Deseni kolaylaştırıcı, anlamlandırıcı ve düzeyli eserler olmazsa olmaz olarak değerlendiriyor.

Farklı teknikler

Kullandığı tekniğe

“Karışık teknik” dedi ve 

“tuval, tuvalden daha değerli kâğıt, fırça, bıçak, kuru boya, lavi, kurşun kalem, çini mürekkep, kolajlama” olarak açıkladı. Tekniği bir tek atölyesini paylaştığı Billur Cankut Varlı biliyor. Kendisi farklı bir teknikle çalışan Varlı;

“10 yıl kadar önce bir portresini yaptım. Ondan sonra bana tekniği gösterdi.” diyor.

Abdurrahman Kaplan
Ressam Billur Cankurt Varlı’nın Abdurrahman Kaplan portresi, 2005, Karışık teknikle kâğıt üzerine kolaj

Bir de terrakotta tekniğiyle yaptığı eserleri anmadan geçmeyelim. Heykeller yapmış, ayrıca çini çalışmış. 9 ay. Komşu atölyede.

Abdurrahman Kaplan
Son yaptığı eserleri

“Cennet kuşları” dizisi

Görüşmemizde yeni bir resim dizisi üzerinde çalışıyordu. Konusu “Cennet kuşları”.

Dünya bu kuşu ilk kez 1996 yılında David Attenborough tarafından çekilen “Attenborough Cennette” isimli bir BBC belgeselinde tanımış. Kuşun aslı, Batı Papua’da Waigeo isimli bir adada yaşıyor. Artık ülkemizde de var diyebiliriz! Kaplan’ın eserlerinde. Bugünlerde 20 kadar oldular.

Hazırladığı tüm serilerde olduğu gibi bu seride de konuyu enine boyuna araştırmış ve bilgilerini arttırmaya devam ediyor.

Abdurrahman Kaplan
“Cennet kuşları” dizisinden sergiye çıkacak 3 eseri

Tavus kuşu, muhabbet kuşu, mandarin ördeği, kuğu, flamingo, tukan, yalıçapkını veya cennet papağanların yanında “talih veya devlet kuşu” da denilen efsanevi hüma kuşunu da “Cennet kuşları” dizisine alarak, son derece zengin ve renkli bir seri çıkarıyor. Eğlenceli ve doğru bir sanat serüveni olarak gördüğü cennet kuşları için;

“Canlı renkleri, estetik formları, dansları ve ötüşleri ilgimi çekti. Konuyu kapsamlı bir proje olarak ele alıp resimlemeye başladım.” diyor.

“Cennet kuşları” dizisini kendisinden dinlemek için tıklayın.

Abdurrahman Kaplan “Cennet Kuşları” dizisini anlatıyor

“Saya Geleneği – Binlerce Yıllık Bereket Töreni” adlı köşe yazımızı okumak için TIKLAYINIZ…

Abdurrahman Kaplan

Ucunda mürekkep olan fırçanın gizli gücünün peşindeki kâşif o!

 Ama resimsel tatlar alarak…

Gönlünün arzuladığı yerlere yürüyerek…

Deneyimi gençlik iksiri olarak kullanıyor; henüz 70’li yaşlarının başlarında.

Üretiyor; araştırmacılık, yaratıcılık, titizlik ve sabırla…

Sergi Evi; Çankaya, Mürsel Uluç Mahallesi, 975. Sokak’ta.

Komşu atölyesi Sevgili Özgür Yıldız’ın Nüans Seramik’i ile yan yana…

Arayın!

Atlayıp gidin!

Paylaş:

Yorum Yap

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
0
Komik
Muhteşem Muhteşem
3
Muhteşem
Acıklı Acıklı
0
Acıklı
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Korkunç Korkunç
0
Korkunç
Şoke Şoke
0
Şoke