The Godfather: Hangimiz Telefonumuzda Müziğini Dinlemedik, Peki ya Sıkıcı Bulunan Filmi?

3 dakikada okuyabilirsiniz


İzlerken göğsümüzde kırmızı bir karanfil olduğu hissine kapıldığımız, kendinden sonra çekilen mafyavari filmlerin babası olmuş bir filme misafir olalım istiyorum, The Godfather.

god father film afişi ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mario Puzo’nun  “The Godfather” kitabının 1972 yılında beyazperdeye uyarlanmasıyla izleyiciye görsel bir şölen sunmakla kalmayıp aynı zamanda akılda kalıcı müzikleriyle bir başyapıt  olan serinin ilk filmini ele almak istiyorum. Başrolde Marlon Brando’nun bizi karşıladığı film politik bir altyapıya dayandırılarak aile,güç,hırs ve sadakat kavramlarının önemini vurgularken bizlere erkek egemen bir toplum düzenini de yansıtmayı ihmal etmiyor.

The Godfather (1972)

Yeraltının acımasız ve katı kurallarının kadınları dışa ittiğini rahatlıkla gördüğümüz film, kadının rolünü yalnızca soyun devamının bir parçası olarak gösterdiğinden eleştiriye açık görülse de dönemin şartları göz önünde bulundurulduğunda kadınlara verilen bu konumun oldukça gerçekçilik kattığını söylemek yanlış olmaz.

Filmin ilk sahnesinde Vito Corleone'nin kucağında oturan kedi orijinal senaryoda bulunmamaktadır. Marlon Brando sinema tarihinin en meşhur kedisini sokakta bulmuş, aktörü sürekli tırmalaması yüzünden çekimler aksamıştır.

Vito Corleone New York’un en güçlü ailelerinden biri olan Carleone ailesinin babasıdır. Diğer ailelerle mücadele edip saygınlığını korumak için uğraşırken aile içinde de kontrolü elinde bulunduran korumacı bir aile babasıdır. Fakat olayların beklenmedik sonuçlar doğurması ve kan davasına dönüşmesiyle kontrolü kaybeden Vito, en küçük oğlu Michael’ı istemeyerek bu dünyanın içine çeker.

Yönetmen Coppola, sadece düşük bütçe, Brando hariç tecrübesiz bir kadro ve yapımcı baskısıyla savaşmamış, filmin yayınlanmaması için İtalyan çetelerinin de baskısına maruz kalmıştır.

Micheal olarak karşımızda ise Al Pacino’yu bulmak seyir keyfini iki katına çıkarıyor. Micheal, filmin en başından beri ailesinin yaşantısına mesafeli kalmayı istese de giderek babasına benzediğine şahit oluyoruz. Mevki sahibi olmak istemesi midir yoksa kaybetme korkusu mudur onu bu kadar acımasızca değişmeye zorlayan diye ikilemde kalsak da aslında gördüğümüz, kaçmaya çalıştıkça kaçmak istediği kişiye dönüşen bir insan portresi.

Al Pacino canlandırdığı Michael Corleone karakteriyle 35 bin dolar kazanmış, serinin devam filminde ise ücretini 600 bin dolara çıkarmıştır.

Her ne kadar politik mesajlar içerse de katı kuralların ve güçlü olanların hayatta kalabildiği bu kasvetli dünyada aşk yine kendine bir yer bulmuştur. Fakat aşkın insani yönü ve insana kusurmuşçasına ayak bağı olan zayıflığa geniş yer ayırmamak açısından Michael’ın hayatından geçen kadınlardan mantığa yatkın olanıyla hayatına devam etmesi de gözden kaçmayan bir ayrıntı.

İlgili resim

Çünkü aşk reddedilemeyecek teklifler arasında kendine yer bulmakta yetersiz bırakılmıştır.

Al Pacino'nun büyükannesi ve büyükbabası Amerika'ya tıpkı filmdeki Vito Corleone gibi Sicilya'nın Corleone köyünden göç etmiştir.

Filmin geneli itibariyle adaleti kendileri sağlamaya çalışan aileler ve onların kendilerine has  yöntemlerini görmekteyiz. Bu yöntemler arasında sabah kanlar içinde bir at kafasıyla uyanmak, kurşunlanarak öldürülmek veya öldürmek gibi her yol da mübah sayılmakta.

İlgili resim

 

 

 

 

 

 

 

Filmin sonlarına yaklaşırken vaftiz sahnesi de olukça ironik bir şekilde yansıtılmakta. Michael’ın şeytanın varlığını ve gösterişini reddederken aynı anda  mevki sahibi olabilmek adına  verdiği emirler nedeniyle gelişen olaylara da şahit oluyoruz.

İlgili resim

Eğer hala izlemediyseniz, izlerken yarım bıraktıysanız karanfil naifliğindeki  bu kötü adamların dünyasına konuk olmak için üç saatinizi ayırmanızın değeceği kanaatindeyim.

Paylaş:

Yorum Yap

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
0
Komik
Muhteşem Muhteşem
104
Muhteşem
Acıklı Acıklı
0
Acıklı
Kızgın Kızgın
1
Kızgın
Korkunç Korkunç
0
Korkunç
Şoke Şoke
2
Şoke
Nazli Can Korkmaz
"Tel cambazı istiyordu ki dünya istediği gibi olsun. Bile bile aldanmaya vardırıyordu işi. Ama olmuyordu kendisi vardı."