1975’i mi Yoksa 2008 Modeli mi? Hangi Aşk-ı Memnu Daha Marjinal Dersiniz?

6 dakikada okuyabilirsiniz


“Sen Bihter Ziyagilsin, aptallık etme” desek ya da “Beni beni Bihterini” repliğini hatırlasak, hafızalarımız bunun devamını “Oğlum o senin yengen yengen” sözüyle getirir muhtemelen. Halid Ziya Uşaklıgil’in ölümsüz eserinden uyarlanmış olan Aşk-ı Memnu, ilk kez 1975 yılında dizi olarak karşımıza çıkmıştı. 2008’de yayınlanmaya başlayarak 79 bölüm boyunca ihtiras ve entrikada bir dünya markası olan son model Aşk-ı Memnu’dan önce Müjde Ar, Salih Güney, Itır Esen gibi isimlerle 6 bölümlük bir Aşk-ı Memnu macerası daha yaşamıştık. Şimdi 1975 ve 2008 model Aşk-ı Memnu’ları benzerlikleri ve farklılıklarıyla hep beraber inceleyelim.

1- Jenerik

Yeni model Aşk-ı Memnu’daki jenerik, dizilerimizin klasik jenerikleri arasında yer alan, bir fon üzerine oyuncuların görüntüleri ve adlarının gelmesi şeklinde karşımıza çıkıyor. Eski Aşk-ı Memnu ise bu konuda çok daha yaratıcı ve nüktedan gözüküyor. Bir tarafta Bihter ve Behlül yakınlaşırken, diğer tarafta Adnan Bey, “Aman tanrım, gözlerim kör olsaydı da bunları görmeseydim” modunda bir görüntü sergileyerek daha dizinin başlangıcında taraftarlarını toplamaya başlıyor.

2- Adnan Bey’in Değişmeyen Karizması

2008’in Aşk-ı Memnusunda holding sahibi ve saygın bir iş adamı olan Adnan Bey, aynı zamanda cemiyetin de önde gelen isimlerinden birisi. 1975’te ise kendisini Reşit Paşa’nın oğlu, Duyun-u Umumiye Yüksek Memuru sıfatıyla görüyoruz. Her iki dizide de kızı Nihal’e çok düşkün olan Adnan Bey’i 1975’te Şükran Güngör, 2008’de ise Selçuk Yöntem canlandırıyor. Değişmeyen şey ise; Adnan Bey’in yüksek dozdaki karizması.

3- Firdevs Hanım’ın Ruh Halleri

Dizimizde yer alan karakterler arasında her halinden ego saçılan bir isim var ki; bu da tabii ki Firdevs Hanım. 1975’te Neriman Köksal’ın, 2008’de ise Nebahat Çehre’nin hayat verdiği Firdevs Hanım her iki dizide de başlarda kızı Bihter’den ziyade kendisini Adnan Bey’ layık görse de zamanla bu kompleksten sıyrılıyor. Fakat dizinin eski versiyonundaki Firdevs Hanım’ın “Bana öyle çapkın gözlerle bakmayınız rica ederim” gibi cümleler kurarak Behlül’e sürekli kur yapıyor olması da dikkatlerden kaçmıyor.

4- Karakter Sorunları Yaşayan Behlül

Behlül’ün bencil ve rahat tavırlarına her ne kadar dizinin yeni versiyonundan alışık da olsak, eski Behlül’ün çok daha itici olduğu kabul edilmesi gereken bir gerçek. Her fırsatta Nihal’den para koparmaya çalışan Behlül, Peyker’e üstelik de kocasının yanında asılmaktan da geri durmuyor. Peyker’e “Mesela bugün sizinle pek güzel koşmaca oyunları icat edebiliriz” diyerek dünyanın en Zeki Mürenvari üslubuyla ettiği teklif, Peyker’den gelen “Düşüncelerim arasında sizin mırıldandığınız teranelere yer vermiyorum” cevabıyla reddediliyor.

5- Beşir’in Teknolojik İmkanlardan Mahrum Oluşu

Dizinin en kilit ismi, bütün sırların odağındaki kişi elbette ki Beşir. 1975’in Aşk-ı Memnusundaki Beşir 2008’dekine göre çok daha küçük. Yeni Beşir Behlül’le Bihter’in yasak aşkına olan şahitliğini çekimlerle, videolarla desteklerken; eski Beşir’in en büyük teçhizatını kocaman gözleri oluşturuyor.

6- Asaletin Sözlük Anlamı: Matmazel

2008’de Zerrin Tekindor’un, 1975’te ise Çolpan İlhan’ın canlandırdığı matmazelde sıra. Dizimin yeni versiyonunda gayet düzgün bir Türkçe kullanan ve Deniz Hanım ismiyle hitap edilen Matmazel’e eski versiyonda Matmazel De Courton şeklinde hitap ediliyor. Fransız aksanıyla konuşan eski matmazel, tıpkı yenisinde olduğu gibi bütün hayatını Nihal ve Bülent’e adamış durumda.

7- Değişen Moda Anlayışı

Yeni dönemin Aşk-ı Memnusu ve giyim-kuşam kavramlarını yan yana getirdiğimiz zaman, özellikle de kadınlarda bütün gün evde tuvaletle dolaşıp, akşam yine evde yenecek yemek için bile “Ben akşam için hazırlanacağım” diyerek odalarına çıkmaları çok sık rastlanılan bir durum. Ne de olsa cemiyet hayatı mensubu olmak bunu gerektirir. Eski Aşk-ı Memnu’ya baktığımızda ise Osmanlı dönemine ait kıyafetlerin hüküm sürdüğünü görüyoruz. Özellikle de Nihal’in çocukluktan çıkıp bir genç kız oluşu, artık çarşaf giyme yaşının gelmesi sonucunu beraberinde getiriyor. Bu konuyu Behlül, her ne kadar kendi cinsini ilgilendiren bir durum olmasa da “Çarşaf içinde yürümek bir sanattır. Kadının zarafetini gösterir” sözleriyle özetliyor.

8- Konuşulan Gündelik Meseleler

Dizimizin yeni versiyonunda konuşulan meseleleri; Hilmi Bey’le yaşanan çekişmeler ve Melih Bey takımından olmanın getirdikleri oluşturuyor. Erkeklerin holding işleriyle ilgili meşguliyetleri, kadınlarınsa her zengin erkek eşi gibi kendini derneklere ve vakıflara vuruyor oluşu Aşk-ı Memnu’nun sosyo-ekonomik yanını oluşturuyor. Eski versiyonda ise bambaşka meseleler gündemde. Adnan Bey’in babası Reşit Paşa’nın Tanzimat Fermanı için “Gavura gavur denmeyecek fermanı” demiş olmasından, Bülent’in “Jön Türk ne demek?” sorusuna; Osmanlı paşaları ve adalı Rum çetelerinden, “Girit Türk’tür Türk kalacaktır” vurgusuna kadar, dönemin Osmanlısının siyasi ortamı gözler önüne seriliyor.

9- Dizinin Her İki Versiyonunda da Birebir Aynı Olan Replikler

Aşk-ı Memnu’nun en efsane repliklerini oluşturan bazı sözler hem 1975’te hem de 2008’de aynı şekilde verilmiş. Bunlara ilk örnek; Behlül’le Nihal’in evlilik meselesi ciddileşince Bihter’in, annesi Firdevs Hanım’ın ayaklarına kapanarak söylediği şu sözler: “Asıl bunun için boz diyorum sana, bunun için! Ölüyorum, anlasana! Gözlerimin önünde birbirlerini seviyorlar. Ben işkenceler içinde kıvranırken, onların mutluluğundan ölüyorum. Anne ben ölüyorum, yardım et.” Birebir aynı verilen ikinci örnek ise; yasak aşk ortaya çıkmış ve her şeyin sonuna gelinmişken, hayata yeniden tutunmaya çalışan Nihal’in babasına “Beni hiç bırakma baba, yaşarken de ölürken de” demesi.

10- Bihter’in İntiharı

2008’in Aşk-ı Memnusunun izlenme rekorları kıran intihar sahnesine Bihter’in “Beni öldürmeyi göze alabiliyor musun? Beni beni Bihterini” sözleri damga vurmuştu. 1975’te ise Bihter intihar ederken Behlül yanında değil. Behlül önceden çekmiş gitmiş, Beşir’in itirafı gelmiş ve Bihter odasına gidip kalbine dayadığı silahı ateşliyor. Adnan ise zorladığı fakat açamadığı kapıyı, intihardan sonra açabiliyor.

11- Kullanılan TRT Türkçesi

Dizimizin eski versiyonunu izlediğimizde, dikkatimizi en çok çeken şey kavgaların bile kibarlıktan kırılarak ediliyor olması. Bunlar da hayran kalınası bir Türkçe’nin kullanıldığı bazı sahnelerde karşılaştığımız ve “O günkü dilden bugünkü dile nasıl gelebilmişiz acaba” dedirten bazı replikler:

Bihter’in istenme mevzusuyla ilgili annesi Firdevs Hanım’a söylediği sözler:
“Benim hakkımda size başvuran olduğunu sanmıyorum.”

Annesinin cevabı:
“Ne vakitten beri kızlar annelerine karşı izdivaç hakkında serbest serbest lakırdı söylemeye başladılar?”

Behlül’ün Adnan ve Bihter’in evlilik yıl dönümü için söylediği sözler:
“Amcamla yengemin mesut bir senelerini kapayarak onlara yeniden saadet temennileri diliyoruz”

Nihal’in Behlül’ün iltifatları karşısında söyledikleri:
“Zannederim ki methediliyorum. Buna nasıl mukabele etmeli rica ederim”

Paylaş:

Yorum Yap

Sizin tepkiniz nedir?

Komik Komik
13
Komik
Muhteşem Muhteşem
17
Muhteşem
Acıklı Acıklı
11
Acıklı
Kızgın Kızgın
2
Kızgın
Korkunç Korkunç
6
Korkunç
Şoke Şoke
15
Şoke